27 Temmuz 2009 Pazartesi

Yahudiler, müslüman oluyor




İsrail'de yayın yapan Maariv gazetesine göre onlarca İsrailli hristiyanlığı seçerken 2009 yılı içinde 100'e yakın Yahudi İslam'a geçti.Maariv dünkü haberinde, 2005-2007 yılları arası 306 kız öğrencinin dinlerini değiştirmek için İsrail Adalet Bakanlığı'na başvurduklarını,306 kız öğrenciden 249'unun İslam'a, 48'nin ise Hristiyanlığa geçmek istediklerini yazdı.
Gazete, Adalet Bakanlığından 2008 yılında dinini İslam olarak değiştirmek isteyen kız öğrenci sayısının had safhaya ulaştığı, dinini İslam olarak değiştirmek isteyen erkek öğrenci sayısının 112, Hristiyanlığa geçmek isteyen erkek öğrenci sayısının ise yaklaşık 26 olduğu açıklaması geldi. Adalet Bakanlığından yapılan açıklamanın ilk bölümüne göre dinini değiştirmek isteyen Yahudi 32 erkek öğrenciden 15'i İslam dinine 15'i ise Hristiyanlığa geçti.
YAHUDİLİĞE GEÇİŞ AZALDI İSLAM'A GEÇİŞ YÜKSELİŞTE
Maariv Gazetesinin açıklamasına göre ise son zamanlarda Yahudiliğ'e geçen kişi sayısı azaldı. 2005 yılında 820 kişi 2006'da 589 kişi,2007 'de 556 kişi geçen yıl da 767 kişi Yahudiliğ'e geçti.
İSLAM'I SEÇİŞ KATLANARAK ÇOĞALIYORYediot Ahronot gazetesi ise, İsrail nufus idaresinin açıklamış olduğu rakamlar geçmiş yıllarda Müslümanlığı tercih edenlerin sayısını ikiye katlamış olduğunu yazıyor.2003'te 40, 2004'te 27, 2008'de 33 Yahudi, Müslümalığı seçmişti.Yediot Ahronot'un haberine göre, İslam'ı seçenlerin sayısındaki dikkate değer artış İslam dini hakkındaki araştırmların sayısını da arttırıyor. İnsanların İslam dini hakkındaki meraklarını körükleyip onları araştırmaya itiyor.Bir çok Hristiyan ve Yahudi kadın Müslüman erkeklerle evlenmekte bir sakınca görmüyor.İslam'ı tercih edenlerin içinde kadınların erkeklere oranla büyük bir üstünlüğü var ama geçmiş yıllardaki Müslümanlığı tercih eden erkeklerin sayısına oranlar bir artış söz konusu.Yine aynı kurumun yaptığı diğer bir istatistikte Müslümanlık'tan yahudiliğe geçenlerin sayısının her geçen yılla beraber büyük bir düşüş yaşadığını gösteriyor. 2009 yılında Yahudiliğe geçen müslümanların sayısı 7.
YAHUDİLER'İN İSLAM'A GEÇMESİNE KARŞI İSRAİL BASKI UYGULUYOR
Yediot Ahronot'a göre, İsrail'deki Din işleri ve İç işleri Bakanlığı yetkilileri İslam'ı tercih eden Yahudiler üzerinde çok sıkı bir baskı uyguluyorlar. Örneğin İslam'ı tercih eden İsrail vatandaşına Müslüman olduktan sonra Yahudiliğe tekrar geri dönmesi için üzerimde çok sıkı bir baskı kurdu. Yeni Müslüman olan İsrailli psikiyatri kliniğe tedavi olmak için gönderildi. Din değiştirenlerin özellikle beyninin yıkanmış olduğunu aklı başında bir insanın Yahudilik'ten başka bir seçeneği olamayacağı dile getiren makamların baskısına rağmen yeni Müslüman genç yine de hiç bir şeyin kararını değiştiremeyeceğini söylüyor.
23 Temmuz 2009 Perşembe
TIMETÜRK

9 Temmuz 2009 Perşembe

MÜSLÜMAN OLAN BİZANSLI KOMUTAN

Bizans üzerine sefer
Hz.Peygamber s.a.s., Islam'm payidar olmasi ve insanligin kurtulmasi için, milâdi 7. yüzyilin iki emperyalist süper gücü olan Bizans ve Iran Imparatorluklarin çökmesi gerektigine isaret etmis ve daha hayatta iken, buralara savas açmistir. Bizans ve Iran: Bugünün Rusya ve Amerika'si, Avrupa'si ve Çin'i...
Bizans köyleri, kasabalari, sehirleri, teker teker Islâm Devleti'nin egemenligine giriyor: Halid b. Velid'in elinde teslim oluyorlardi... Resulullah s.a.s'in duasi gerçeklesmis, Halid Allah'in kilici (Seyfullah) olmustu... Koca Bizans kaleleri, âdeta onun ki liciyla yerle bir oluyordu. Bunlar hikâye de degildi... Nitekim iki süper devletten Bizans, her gün biraz daha küçülüyor, topraklarini, vatandaslarini Islam adaletine, yâni Allah'in kanunlarina terkediyordu.
Bu sekilde, tek gayeleri Allah'in kanunlarini her tarafa ha kim kilmaya matuf olan (4) Islam ordusu, bugünkü Ürdün sinirlari içerisinde bulunan ve o zamanlar Bizans'in elinde bulunan Yermuk'a varmisti.
Islam ordusunda, 100'ü Bedir savasina istirak etmis olan (Bedrî) bin kadar sahabî vardi (5).
Iki ordu karsilasiyor
Islam ordusuyla kâfir ordusu karsi karsiya gelmislerdi. Her iki tarafin ordu komutanlari, ordularinin savas düzenine sokuyor, son taktiklerini veriyorlardi.Her iki ordu bu sekilde karsi karsiya gelince, Bizans ordu komutani George ordusunun saflarindan ayrilarak, her iki ordu arasinda durdu ve Islam ordu komutani Halid'i istedi. Halid, yerine Ebû Ubeyde Ibnu'l-Cerrâh'i birakarak, atini George'ye dogru sürdü. Her iki komutan birbirlerine o kadar yaklastilar ki, atlarinin boyunlan birbirine degiyordu (6).Iki davanin, ideolojinin, dünya görüsünün temsilcileri karsi karsiya gelmislerdi: Bir yanda Islam, öbür yanda Sirk ve Küfr!..Her iki komutan birbirlerine aman verip konusmaya basladilar. George söyle dedi:
- Yâ Halid, bana dogruyu söyle ve yalan söyleme! Çünkü hür olan yalan söylemez. Bana oyun oynamaya da kalkma, çünkü asîl olanlar, Allah rizasi için konusmak isteyene oyun yapmaz-lar. Allah'in sizin Peygamber'e gökten bir kiliç indirdigi ve Peygamber'in de onu sana verdigi, ve o kilici üzerlerine çekip savastigin her kavmi maglub ettigin dogru mu? Halid:- Hayir! dedi. George tekrar sordu:- O halde, niçin Seyfullah (Allah'in kilici) diye adlandinldin? Halid su cevabi verdi:
- Allahu teala bize Peygamberini gönderdi. O bizi Islam'a davet etti. Biz ise, ondan nefret edip, ondan uzaklastik. Sonra bir kismimiz ona inanip, tabi oldu, bir kismimiz da onu yalanlayip uzaklasti. Ben, onu yalanlayip, ondan uzaklasan ve onunla savasanlar arasindaydim. Daha sonra Allah kalplerimize hidayet verdi ve ona inandik. O zaman bana, "Sen, Allah'a baska güçleri ortak kosanlar -yâni O'na inandiklarini söyledikleri halde O'nun kanunlarina degil, kendi yaptiklari kanunlara tabi olanlar- üzerine çekilmis olan Allah kiliçlarindan bir kiliçsin!" dedi ve muvaffak olmam için dua etti. Böylece bana "Seyfullah" dendi. Ve ben, Allah'in yaninda baska güçler taniyan, onlara tabi olanlara karsi en siddetli savasan Müslümanlardan biriyim. George:
- Dogru söylüyorsun, dedi ve devam etti:
- Yâ Halid, beni neye davet ediyorsun? Halid söyle dedi:
- Allah disinda, itaat edilecek hiç bir ilâh, yani güç, yâni put, yâni makam, yâni kisi tanimadigina; Muhammedin, O'nun hem kulu, hem de Peygamberi olduguna inanmak ve bunu herkese karsi açikca ilân edip sehâdet etmek; Peygamber vasitasiyla Allah'tan gelen kanunlari ikrar edip uymak! George söyle sordu:
- Peki bu dediklerini kabul etmeyenlere ne yaparsimz? Halid su cevabi verdi:
- Teslim olurlarsa, onlardan cizye alir, inançlarina karismayiz ve Islam Devletine tabi olurlar. George devam etti:
- Cizye vermezlerse? Halid söyle dedi:
- Onlara savas açacagimizi söyler ve onlarla savasiriz! George tekrar sordu:
- Bugün dininizi kabul edip size katilanlarin Allah katinda mevkisi ne olur? Halid su cevabi verdi:
- Allah'in bize farz kildigi gibi, mevkisi bizimkiyle ayri olur. Güçlü olanimiz, zayif olanimiz; önce Müslüman olanimiz; sonra Müslüman olanimiz, hepimizin mevkisi birdir. George yine sordu:
- Yâ Halid, bugün sizin dininize girenin sevabi ile sizinki aynidir, demek mi istiyorsun? Halid:
- Evet, hatta bizden de üstündür! George:
- Nasil sizinle bir olur ki, siz ondan önce Müslüman oldunuz? Halid:
-Biz bu dine girip, Peygamberimiz s.a.s.'e biat ettigimizde, o aramizda yasiyordu. Ona Allah'tan haberler geliyor, o da bize teblig ediyordu. Bize öyle deliller gösteriyordu ki, bizim gördüklerimizi görenlerin, duyduklanmizi duyanlarin Müslüman olup, biat etmeleri tabii bir seydi. Size gelince; siz bizim gördüklerimizi görmediniz, duyduklanmizi duymadimz ve onda müsahe de ettigimiz harikalara sahit olmadiniz. Onun için, aranizdan, kim samimi bir niyet ve ihlâsla dinimize girse, o bizden üstün olur! George söyle dedi:
- Billâhi bana dogru söyledin, yalan söylemedin ve beni kendi fikrine çekmek için bir sey söylemedin. Halid:
- Billâhi sana dogru söyledim. Benim, ne senden ve ne de siz-en olan hiçbir kimseden korkum yok! Sana söylediklerimin dogru olduguna da Allah kefildir.
Bizans komutani Müslüman oldu
Bunun üzerine George,, "dogru söyledin" dedikten sonra, kalkanini ters çevirdi ve Halid'e yaklasarak, "bana Islam'i ögret" dedi.
Halid, George'yi karargâhina götürerek, üzerine bir tulum su döküp guslettirdi. Daha sonra da iki rekât namaz kildi.
George'nin Müslümanlar tarafina geçmesini hücum sanan Bizans askerleri saldiriya geçti ve savas basladi.
George Müslüman olmus, Halid'in yaninda, biraz önce komutani oldugu Bizans ordusuna karsi savasiyordu. Savas aksama kadar sürdü ve Islam ordusunun zaferiyle son buldu (7).
Savas meydaninda binlerce ölü ve sehit... Müslüman sehitleri ve kâfir ölüleri... Bir degillerdi tabii. Sehitler Allah için; ölüler ise Allah düsmani, yâni Islam nizamina düsmanlar için savasmisti. Ayni kefeye konamazdi bunlar! Kâfir ölüsüne nasil sehit, Müslümanla savasan kâfire nasil gazi denir? Müslüman sehitle, kâfir ölü, Müslüman gazi ile, savastan sag kurtulan kâfir askeri ayni ise, niçin savasiyorlar bunlar?.. dertleri ne bunlarin?
Elbette ki biri Müslüman, digeri kâfir; Biri sehit, digeri ölü; biri gazi digeri kâfir firarisidir; "Müsrikler hoslanmasalar da".
Allah'in, birbirmin ziddi olarak gösterdigi sehitle kâfir ölüsünü, hangi insan hangi hakla bir tutabilir?
Farkli bir sehid
Müslüman sehitleri arasinda, bir tanesi vardi ki, farkliydi öbürlerinden. Peygamber'i görmemis, Kur'an-i duymamisti o...
Zekât nedir bilmiyor, Hac 'dan habersizdi o... Ayet okumamis, oruç tutmamisti o...
Bu farkli sehidin adi George idi. Halid'e bakarak kildigi iki rekat namazdan baska namaz kilmadi. Adini bile Müslüman adina çevirmeye firsati olmadi. Bir tek sey bildi George: Kendini Allah davasina fedâ etmek...
Buram buram sehadet kokuyordu George. Cennet görevlileri onu cennette agirlamak için yarisiyorlardi âdetâ...
Allah'in kilici Halid, Müslüman olusu henüz bir günü doldurmamis olan bu sehide gipta ile bakiyor, Allah'in hikmet ve kudreti karsisinda, sevinç ve sükür gözyaslari döküyordu.
George, "kâlü belâ"dan beri, Allah davasi için sehid olmus, en güzel insanlar arasina giriyordu... Ne mutlu ona ve onun gibi olanlara!..

Dipnotlar:
(1) Suyûti Tarihul-Hulefa, Misir, 1964, s. 74-75
(2) Ay. es. s.75.
(3) Ay. yer.
(4) Bk. Kuran-i Kerim. Bakara sûresi, 193
(5) Taberi Tarihul-Umemi ve'l-Mulûk, Beyrut, 1962, III. 397
(6) Taberi, a.g.e III. 398.
(7) Savasin ayrintilari için bk. Taberi a.g.e III. 398-401

Kaynak: Prof. Ihsan Süreyya Sirma, Tarih suuru, Seha yayinlari

Hollandalı Kadın Müslüman Oldu

12.06.2009 -
Hollanda'da işçi olarak çalışan bir Türk ile evlenen Sylvie Adrianes, tatil için geldiği Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde Müslüman oldu. Gazipaşalı Kenan Değirmenci ile Hollanda'da evlenen 25 yaşındaki Sylvie Adrianes, tatil için geldiği eşinin memleketinde Müslüman olmak için İlçe Müftülüğüne başvurdu ve Gazipaşa Müftüsü Ahmet Bayer'in katıldığı törenle Müslüman oldu. Adrianes, gazetecilere yaptığı açıklamada, bir Türk ile evlendiği için Müslüman olmadığını vurguladı. Eşi Kenan Değirmenci'ye, ''Senin için değil istediğim için İslamiyet'i seçtim'' diyen Adrianes, İslamiyete ilgisi bulunduğunu, okuduğu kitaplar sonucu Müslüman olduğunu kaydetti. Kızlarının adının da Nisa olduğunu vurgulayan Adrianes, ''Ben de İslamı seçmekle kızım Nisa gibi tertemiz oldum'' diye konuştu. Gazipaşa Müftüsü Ahmet Bayer, Sylvie Adrianes'i hiçbir zorlama olmadan Müslüman olduğu için tebrik etti. Kenan Değirmenci, Hollanda'da bir fabrikada çalıştığını, eşinin ise çalışmadığını belirterek, tatil için Gazipaşa'ya geldiklerini söyledi. Eşinin kendi isteğiyle Müslüman olduğunu belirten Değirmenci, yarın Hollanda'ya döneceklerini kaydetti.

Antalya`ya tatil için geldi Müslüman oldu Side

Manavgat'a bağlı Side beldesinde, Almanya'dan tatile gelen ve burada İslam dinini inceleyen ateist Alman kadın, Manavgat Müftülüğü'nde yapılan ihtida töreni ile Müslüman oldu.Almanya'da bir sigorta şirketinde memur olarak çalışan Gabriele Bindiren (43), ülkesinden tatil için geldiği Side'de Müslümanlığı benimseyip, Manavgat Müftülüğüne başvurdu.Gabriele Bindiren, müftülükte ihtida töreniyle Müslüman oldu ve ismini Elifnur olarak değiştirdi. Daha önce ateist olduğunu, hayatının çok mutsuz ve huzursuz geçtiğini belirten Bindiren, Müslüman olduktan sonra yaşam amacına kavuştuğunu söyledi.Mart ayında Mustafa Kemal Bindiren ile dünya evine giren Gabriele Bindiren'e ilçe müftüsü Halil Taş, törenin ardından mealli ''Kur'an-ı Kerim'' ve ''Dinimi Öğreniyorum'' kitabı hediye etti.
08.09.2008
http://www.antalyamiz.com/tr-metin_detay-50124--Antalya_ya_tatil_icin_geldi_Musluman_oldu_Side.html

Meryem ismini alan Melanie, Müslüman oldu


Ayancık Müftülüğünde düzenlenen ihtida töreni ile Alman uyruklu 30 yaşındaki Melanie Sinesi islamiyeti seçti. Almanya’da yaşayan gurbetçilerimizden Canfer Açıkgöz ile evli olan bayan Melanie Sinesi, 29.06.2006 tarihinde Ayancık müftülüğüne verdiği dilekçe ile müslüman olmak istediğini belirtti. 30 Haziran 2006 Perşembe günü saat 15.00 de Ayancık İlçe Müftülüğünde ihtida töreni yapıldı. Müftülük makam odasında yapılan törene şahit olan din görevlileri Sefer Kırbacı ve Adil Öztürk ile Meryem ismini alan Sinesi Melanie ve eşi Cafer Açıkgöz ile annesi katıldı.
Ayancık'ta ilk defa yapılmakta olan bu ihtida töreninde ilçe müftüsü Hüseyin Demirtaş sözlerine şöyle başladı:
“Öncelikle hoş geldiniz. İnşallah az sonra ihtida merasimine şahit olacağız. Allahü Teâlâ’nın en son dini olan ve en mükemmel dini olan İslam Dinine girecek olan hanımefendinin ikrarına hep birlikte şahit olacağız. Dolayısıyla gerçekten mutluluk verici bir gün. Öncelikle bu kararı veren kardeşimizi tebrik ediyorum. Allah mübarek etsin. Merasim başlamadan önce saygıdeğer hocamız bizlere Kur’anı Kerim’den bir bölüm okuyacak. Öncelikle onu dinleyelim. Buyrun hocam.”


Sefer Kırbacı hoca Bakara sûresinin son âyetlerini (Amenerresûlü) okudu ve peşinden âyetlerin türkçesini açıkladı. Açıklanan meâlin almancasını yeni Müslüman olan kadına Türk eşi almanca olarak izah etti. Sonra Müftü bey sözüne devam etti:
“Şimdi ben İslam hakkında genel bir bilgi vereceğim. Siz de benim verdiğim bilgileri kardeşimize almanca olarak anlatacaksınız inşallah.
Kâinatı yaratan Yüce Allah’tır. Allah birdir. Doğmamış ve doğurulmamıştır. Oğlu ve kızı yoktur. Her şeyi görür, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. Sonsuz güce kuvvete sahiptir. Yüce Rabbimiz insanlığa doğru yolu göstermek için Peygamberler göndermiştir. İlk Peygamber Hz.Âdem A.S.dır. Son Peygamber Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi Vesellemdir. Bu iki Peygamber arasında ne kadar Peygamber varsa hepsi haktır ve gerçektirler. Örnek İsa A.S… Hazreti İsa. Haz. Yahya gibi.
Yüce Rabbimiz kitaplar göndermiştir. Tevrat Hz. Musa AS.a, Zebur Hz. Davud AS.a, İncil Hz. İsa AS.a, Kur’anı Kerim Hz. Muhammed SAV.e gönderilmiştir. Kur’anı Kerim en güncel, en mükemmel bir kitaptır. Geçmişteki bütün kitapların içeriği Kur’anı Kerimde mevcuttur. İnsanlar Rabbimizin göndermiş olduğu kitapları tahrif etmişler, bozmuşlar ve Cenabı Allah yeni bir kitap yeni bir Peygamber gönderme ihtiyacı duymuştur. Kıyamete kadar Kur’anı Kerimin hükmü devam edecektir. Yeni bir kitap gelmeyecektir. Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed SAV.in getirdiklerine inanmaya Müslümanlık denir. Şimdi hep birlikte şahitlerin huzurunda İslâma girmenin ilk şekli olan ve İslâm prensiplerini içerisinde ihtiva eden Kelimei Şehadeti hep birlikte söyleyeceğiz. Ben söyleyeceğim kardeşimiz tekrar edecek.
Allahın huzurunda, şahitlerin yanında, isteyerek, severek, hiçbir baskı altında kalmadan İslâmiyeti seçtim. Şüphesiz inanırım ve şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur. Hz. Muhammed Allah’ın kulu ve Peygamberidir.”
Bunu hem Türkçe söyledi ve almancası izah edildi ki neye inandığı ne dediği anlaşılsın. Sonra arapçası söylendi:
“EŞHEDÜ EN LÂ İLÂHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDÜHÜ VERESÛLÜH.
Çok güzel, şimdi hep beraber tekbir getiriyoruz ki bu sevincimizi ifade eden bir kelime.
ALLAHÜ EKBER ALLAHÜ EKBER. LÂ İLÂHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER. ALLAHÜ EKBER VELİLLÂHİL HAMD. (3 kere söylendi.)
Şimdi bunların manasını vereceğim. Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür. Ve her türlü övgü ona aittir.” Eşi bunları ona almanca olarak açıkladı. Müftü bey sözlerine şöyle devam etti:
“Öncelikle sizi tebrik ediyorum. Şu andan itibaren Müslüman oldunuz. İsminiz Meryem’dir. İmanınız mübarek olsun. Dininiz mübarek olsun. Şu andan itibaren tertemiz oldunuz. Annenizden doğduğu gibi, tertemiz. İnsanoğlu annesinden doğunca tertemiz doğar. Kirli doğmaz. Ama Hıristiyanlıkta böyle bir anlayış var değil mi? Bu gerçeklere aykırıdır. Bu zamana kadar şayet günahlarınız var ise günahlarınız tamamen affolunmuştur. Hz. Peygamber bunu müjdelemektedir. Eğer günah işlerseniz bilmeyerek, Allah’a dua edersiniz. Ey Allahım beni affet dersiniz. Başka hiç kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz.
Bundan sonra İslâmiyeti tam manasıyla yaşamak isterseniz; Birinci olarak, Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve resûlüh dediniz, iman ettiniz. İslâma bununla girilir. Sonra namaz kılınır. Günde beş defa. Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı. Rabbimiz bize çok nimetler bahşetmiştir. Ona dua etmeliyiz. Ona secde etmeliyiz. Ona teşekkür etmeliyiz. İşte namaz bunu ifade ediyor. Senede bir ay oruç tutacağız Ramazanda. Mâli durumu müsaitse fakir kardeşlerimize zekât vereceğiz. Sonra durumumuz müsaitse hacca gideceğiz. Bunun dışında her zaman dosdoğru olacağız. Yardımsever olacağız. Kimseyi küçümsemeyeceğiz. Haksızlık, zulüm yapmayacağız.
İslâm diniyle ilgili daha kapsamlı bilgileri öğrenmek için size iki tane kitap hediye edeceğim. Birincisi Kur’anı Kerim. İkincisi ibadetlerin nasılını açıklayan bir kitap. Ondan sonra da çiçek hediye edeceğim. Şimdi tekrar arkadaşımız Kur’anı Kerim okusun. Ondan sonra dua edelim ve bu tören faslımız bitmiş olsun inşallah.”
Sefer hoca Âl-i İmran sûresi 3. sayfasından ayetler okudu. Sonra ilçe müftüsünün yaptığı duaya geçildi. Eûzü Besmele, Hamd ve Salavattan sonra;
“Âlemlerin Rabbı, Hâlikı, sahibi, Rahman ve Rahîm olan, esirgeyen bağışlayan, din gününün sahibi olan Yüce Allah’ım. Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz. Bize dosdoğru yolu göster. Nimet verdiğin kimselerin yoluna, gazaba uğramışlar ve sapmışların yoluna değil ya Rabbi.
Ya Rabbi bizlere dünyada dirlik düzenlik, ahirette iyilik ve güzellikler nasibeyle. Cehennem azabından bizleri muhafaza eyle ya Rabbi.
Ya Rabbi bizlere dosdoğru yolu gösterdikten sonra sapanlardan, ayakları kayanlardan eyleme ya Rabbi.
Ya Rabbi bize katından çokça şefkat, merhamet, rahmet nasibeyle ya Rabbi.
Sen gerçekten kullarına karşılıksız bağışlayan ve verensin yüce Rabbımız.
Subhane rabbike rabbil ızzeti amma yasıfun. Veselâmün alel murselin. Velhamdülillahi rabbil alemin, elfatiha..”
Bundan sonra şahitler belgeyi imzaladılar. İhtida belgesi geline takdim edildi. Fotoğraf çekildi ve ikramlar verildi. Müftü Hüseyin Demirtaş, “Dinimizce hıristiyanla evlenmek olabiliyor ama Müslüman olunca daha güzel tabi” diyerek eşi Müslüman olan Cafer Açıkgöz’e yenge hanımla nasıl tanıştığını, ihtida öyküsünün nasıl geliştiğini sordu.
Cafer Açıkgöz; “Doğanlı köyündenim. Doğma büyüme, yani 26 yıldır Almanya’dayım.” dedi. “Eşim Melanie’le bir vesileyle tanıştık işte. Evangelist idi. Ama peşine gitmedi hiç. Ben zorlamadım. Annemi namaz kılarken görünce kendisi istemiş, Müslüman olmak istemiş.” diye anlattı.
Müftü Demirtaş yeni Müslüman olan ve Meryem ismini alan geline Kur’anı Kerim ve gül hediye etti, gülün Peygamberimizi temsil ettiğini belirterek.
Cafer açıkgözün annesi “Ben Adil hocanın ablasıyım. Beş sene evvel beyim vefat etti. Dört çocuğum var. İki erkek iki kız. Bu en küçükleri. Birbirimize destek olduk. Bu iş olunca onu da bağrıma bastım. Ben izine gelince bunlar da peşime geldiler. Ben de hocaya durumu anlattım. Müslüman olmak istiyor dedim. Bu kısıtlı zamanda bunu değerlendirelim dedik. Benim çocuklarımın hepsi Almanya’da doğdu. Gelinin islamla pek fazla bilgisi yok ama namaz kılmayı falan anlattık. Ben orada da yapmak istedim ama orada tam uygulamıyorlar, geçiştiriyorlar. Şikâyet değil ama biraz etraflıca olması lazım. Ben biraderle de konuştum. Burada yapmaya karar verdik. Böylesi daha güzel oldu.”
Bu arada Cafer bey, eşinin hamile olduğunu, doğacak çocuklarına Yasin Yahya ismini takacaklarını söyledi.


Rus Turist Rehberi Müslüman Oldu


Antalya’nın Manavgat ilçesi Side beldesinde yaşayan Rus turist rehberi Raisa Kopylova (20), 2 yıl araştırmaları sonucu Müslüman oldu.
Manavgat Müftülüğü’nde yapılan ihtida töreninde kelime-i şahadet getiren Rus turist rehberi, Reyhan ismini aldı.
Manavgat Müftüsü Halil Taş, Raisa’nın Kutlu Doğum Haftası’nda Müslüman olmasının kendisini duygulandırdığını söyledi.
Taş, “Yeni Müslüman olan birinin geçmiş günahları affolunur. Annesinden yeni doğmuş bir bebek gibi saf ve temiz olur. Kutlu Doğum Haftası’nın ilk cumasında ihtida sevincini yaşıyoruz.” diye konuştu.
Taş, İslam’ı seçen Raisa Kopykova’ya Rusça Kur’anı Kerim ile İslam İlmihali hediye etti.
Kopylova, daha önce Ortodoks Hıristiyan olduğunu, İslam dinini 2 yıl araştırma sonucu kendi isteğiyle seçtiğini belirtti.
Müslüman olmasında nişanlısı Zeynel Arslan’ın çok büyük yardımı olduğunu belirten Kopylova, ilk işinin namaz surelerini ezberlemek olacağını ifade etti.
Nişanlısının İslam dinini öğrenmek için Rusça kaynak bulmada sürekli yardımcı olduğunu belirten Kopylova, İslam dinini seçtikten sonra ilk tebrik edenin Moskova’da yaşayan ailesinin olduğunu söyledi.
Kopylova, “Yeni dinime araştırarak girdim. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) hayatı beni çok etkiledi. Nişanlımla birlikte Peygamberimiz için salat-ı selam getiriyoruz. Peygamberimiz’in güzel hayatı her kes için çok güzel bir örnek. Nişanlım İslam’ı seçmemde yardımcı olduğu için kendisine ve ailesine teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Zeynel Arslan da amcasının oğlunun da 5 ay önce Hollandalı turizmci Maaike van Dam ile evlendiğini belirtti.
Arslan, Maaike van Dam’ın da Müslüman olduktan 10 gün sonra Fatma Nur ismini aldığını kaydetti.

17 Nisan 2009, Cuma


Müslümanların Temizlik Anlayışıyla Müslüman Oldu

Manavgat ilçesinde, Müslümanların günde 5 vakit abdest alarak temiz gezmesinden etkilenen Belçikalı emekli banka memuresi Kelime-i Şahadet getirerek İslamiyet'i seçti. Müslüman olan Belçikalı Moniove M. Fiermans (52), "Rabbimden en büyük isteğim, kısa sürede namaz surelerini ezberleyerek namaz kılmak. Sonra da ilk önce umreye, sonra da Hacca giderek kutsal toprakları görmek istiyorum." dedi.
Manavgat Müftülüğü'nde yapılan ihtida (din değiştirme) töreninde Belçikalı Hıristiyan Katolik Moniove M. Fiermans (52), İslam dinini seçerek Emine ismini aldı. İhtida töreninde Moniove M. Fiermans'ı ilk tebrik eden Manavgat Müftüsü Halil Taş, vaize eşi Fedan Taş ile Müftülük personeli oldu. Katolik bayan Fiermans, Güllerin Efendisi Hz. Muhammed (S.A.V) sevgili annelerini çok sevdiği için yeni isminin Emine olmasını istediğini ifade etti. Müftü Halil Taş da yeni Müslüman olan Fiermans'a Almanca Kur'an-ı Kerim ile İslam İlmihali kitabı hediye etti.
Belçika'nın Valon Brabont Eyaleti'nde bir bankadan emekli olduktan sonra tatil için geldiği Antalya'nın Manavgat ilçesine hayran kaldığını belirten Fiermans, 3 yıldır Manavgat'ta yaşadığını söyledi. İslam dinini seçmesinde en önemli etkenin Türk komşularının sevecenliği, misafirperverliği, güler yüzlülüğü, evin içine ayakkabıyı çıkararak girmeleri, günde 5 defa abdest almaları olduğunu belirten Fiermans, ömrünün sonuna kadar Türkiye'de yaşamak istediğini kaydetti.
Fiermans, "Müslüman olmayı kendi özgür irademle istedim. İslam dinini seçtiğim için çok huzurluyum. Müslüman olmamda Türk komşularımın abdest alırken vücut temizliğine gösterdiği hassasiyet beni etkiledi. En önemlisi de evlerinin içine ayakkabıyla girmemeleri. Müslüman komşularımın temizlik konusundaki hassasiyeti beni mest etti. Komşumun bunu dininin gereği yaptığını söylemesi beni İslam dinini araştırmaya sevk etti. Rabbimden en büyük isteğim, kısa sürede namaz surelerini ezberleyerek namaz kılmak. Sonra da ilk önce umreye, sonra da Hacca giderek kutsal toprakları görmek istiyorum." diye konuştu.
Üç ayların ilk gününde Belçikalı bayan Fiermans'ın İslam dinini seçmesinden onur ve mutluluk duyduğunu belirten Müftü Taş, yeni Müslüman olan birinin Cenab-ı Allah tarafından geçmiş günahları bağışlanarak anasından doğduğu gibi tertemiz olacağını ifade etti.
Fiermans, 2009 yılından bu yana Manavgat Müftülüğü'nde yapılan ihtida töreniyle 7'nci Müslüman olan yabancı uyruklu vatandaş oldu.